BU SİTE BİR EROLKARASİTELERİ HİZMETİDİR

 VEFA BİR İSTANBUL EFSANESİ

Damad İbrahim Paşa Camii

Damad İbrahim Paşa Camii ve külliyesi: Vefa'dan Şehzadebaşı’na çıkılan yolun sonundadır. Nevşehirli Damad İbrahim Paşa tarafından 1720’de yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, sebil, kütüphane ve mezarlıktan meydana gelmektedir. Külliyenin kalem işi süslemeleri Lale Devri özelliklerini göstermektedir

Yapılar bir avlu içerisine dizilmiştir. Bunlar Damat İbrahim Paşa Darülhadisi olarak anılmaktadır. Taç kapının sağındaki oda, mescit işlevindedir. Kitaplık, mescidin karşısında, kare planlı kubbelidir. Güney ve batısı revaklıdır. Yapının kalem işi süslemeleri Lale Devri özellikleri göstermektedir. Medrese odaları avluyu U biçimi çevrelemektedir. Sekiz köşeli, mermer şadırvan barok süslemelidir. Beş sütunlu sebil Lale Devri özelliğinde mukarnas, rumi, palmet ve kalem işi bezemelidir. Sebilin yanındaki sivri kemerli, mermer çeşme barok üsluptadır

Mescidin kalem işi süslemeleri Lale Devrini anımsatır. Aslında darülhadisin dershanesi mescit olarak kullanılmıştır. Daha sonra dershane camiye çevirilince minare eklenmiştir..

BUGÜNKÜ DURUMU

İçerisini gezerken bir kısmının Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği’ne kiralanmış olduğunu öğrendik. Bir kısmında bazı öğrenciler kalıyor, bir kısmında ise küçük bir mutfakta Doğu Türkistan yemekleri yapılıp servis ediliyor.

COMPLEXE DAMAT IBRAHİM PAŞA 

Un peu en avant de la mosquée Şehzade, vers Beyazıt, se dresse à un tournant de la rue l’école théologique de Damat Ibrahim Paşa (Damat Ibrahim Paşa Darülhadisi). Ce vaste ensemble monumental date de 1720. sa construction fut ordonnée par Damat Ibrahim Paşa qui inspira l’ère des Tulipes de l’histoire turque. Les Beaux Arts turcs purent s’epanouir sous son règne. Les fêtes florales et les divertissements devinrent alors d’importants éléments de la vie sociale. Mais ce souverain fut décapité en 1730, à la suite d’une rébellion causée par le fait, qu’adonné aux plaisirs, il négligeait les affaires publiques. Quoiqu’il en soit, ces monuments furent edifiées en 1720 quand le paşa était à l’apogée de son règne.

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Kimdir

Eski adı Muşkara olan Nevşehir'de doğmuştur. Babası sipahilerden İzdin (Zeytin) voyvodası Ali ağa'dır. İbrahim, köyünden kalkıp hemşehri ve akrabalarını ziyaret ile iş bulmak için İstanbul'a gelmiş ve akrabasından eski saray masraf kâtibi Mustafa Efendi'nin delaletiyle 1100 H. - 1689 M. senesinde evvelâ sarayın helvacı ocağına ve daha sonra eski saray baltacıları ocağına kaydolunmuştur.

İbrahim Efendi, baltacılar ocağı vakıflarına kâtib olup az zaman sonra da Darüssaade ağası yazıcı halifesi olarak pâdişâhın bulunduğu Edirne'ye gitmiştir.

İbrahim Efendi, bu hizmette bulunduğu sırada Şehzade Ahmet'e (III. Ahmet) intisap edip şehzadenin mükâtebelerinde ve görüşmelerinde mahremi olup onun hükümdarlığını müteakib de Darüssaade ağası yazıcılığına tâyin edilmiştir (1115 H. -1703 M.)

İbrahim Efendi bu hizmette iken pâdişâhın kendisine itimat ve teveccühü artarak devlet işleri hakkında mütaleası alınmaya başlanmış ve fikirleri padişahın kabulüne mazhar olduğundan şöhreti artmış ve vezirlik verilmek istenmişse de kabul etmemiştir.

Çorlulu Ali Paşa, sadrâzam olduktan sonra İbrahim Efendi'nin perde arkasındaki nüfuzunu çekemeyerek haremeyn muhasebeciliği ile kendisini yakından uzaklaştırdıktan başka orada da tutmayarak bir vesile bulup mallarına el koydurduktan sonra Edirne'ye sürgün ettirmiştir.

Sadrâzam Damat (Şehid) Ali Paşa 1127 H. - 1715 M. de Mora seferine giderken İbrahim Efendi'ye mevkufatçılık vererek beraberinde sefere götürüp Mora'nın istirdadından sonra oranın tahrir işine memur eylemiştir.

Damat Ali Paşa'nın İbrahim Efendi'ye karşı olan teveccühü ve onu kendisine mahrem yapması vezir-i âzamın kethüdası İbrahim Ağa'nın hasedini tahrik ettiğinden, bu zat Mora'ya hareketinden itibaren mevkufatçı efendiyi pek müşkil ve mesuliyetli işlere sevketmişti. Hattâ Mora'nın tahririnden sonra kethüdanın teşvikiyle İbrahim Efendi yeni zabt edilen Istendil ve Çuha adalarının tahrirlerine de memur edilmiştir.

İbrahim Efendi 1128-1716 Avusturya muharebesinde mevkufatçılık üzerinde kalmak üzere Niş defterdarlığına tâyin olunarak İstanbul'dan Belgrat'a kadar olan zahirenin hazırlanması, köprülerin tamiri, ordu levazımının tedariki ve Vidin'den Niş'e nakli lâzım gelen top ve cephanenin şevki işi kendisine verildi.

Ordunun Niş'e gelmesi üzerine serdar-ı ekremin maiyetiyle beraberce gidip Varadin muharebesinde bulundu; mağlûbiyeti müteakip vaziyeti pâdişâha arzetmek üzere bir arize ile ordu tarafından Edirne'ye gönderildi.

III. Ahmet, îtimad ettiği İbrahim Efendi'yi tekrar orduya göndermeyerek yanında alıkoyup evvelâ birinci ruznameci ve arkasından birinci mirahur yaparak birkaç gün sonra da sadaret kaymakamlığına tâyin eyledi (16 Şevval 1128 - 3 Ekim 1716).

İbrahim Paşa 6 Rebiulevvel 1129-18 Şubat 1717 de Şehit Ali Paşa'dan kalan III. Ahmet'in kızı Fatma Sultan'la nikahlanarak damat oldu. Bu tarihte Fatma Sultan on dört ve İbrahim Paşa ise takriben elli ile altmış yaşları arasında idi.

İbrahim Paşa'nın tesiriyle bu sırada Avusturya ile barış yapılması kararı verildiğinden sadrâzam ve serdar-ı ekrem Tevkii Mehmed Paşa'nın yerine 9 Cemaziyelâhır 1130-10 Mayıs 1718 de sadrâzam olarak Avusturya ile Pasarofça antlaşması nı imzaladı ve bu arada Venedik ile de sulh yapıldı.

İbrahim Paşa'nın on üç sene sürmüş olan sadareti zamanındaki İran muharebeleri Lâle ve Çırağan, Sadabad ve diğer mesirelerdeki eğlenceleri, helva sohbetleri, ilk matbaanın tesisi ve sanayi müesseseleri kurması gibi sair icraatı vardır.

1143 Rebiulevvel-1730 Eylülde sabık İstanbul kadısı Zülâli Hasan Efendi ile Ayasofya, vâizi İspirizâde'nin perde arkasından hazırladıkları Patrona Halil isyanında İbrahim Paşa ve damatları Merzifonlı Kara Mustafa Paşa'nın torunu kaptan-ı derya Kaymak Mustafa Paşa ile kethüda Mehmet Paşa, pâdişâhın hemşiresi Hatice Sultan'ın teşvikiyle tahtını kurtarmak isteyen III. Ahmet'in emriyle boğularak Alayköşkü tarafındaki duvardan cesetleri sarayın dışına âsilerin önüne atılmıştır. Bir araba ile Sultanahmet meydanına nakli emrolunarak ihtilâlciler tarafından parça parça edilen İbrahim Paşa'nın cesedinin bulabildiği kadar parçalarını, sabık Haleb kadısı Şakir bey para mukabilinde gizlice toplattırarak geceleyin Şehzâdebaşı'ndaki sebili yanına defnettirmişti ve diğer parçalar da Süleymaniye'de Kirazlımescit sokağında Süleymaniye Darüşşifası önüne çıkarken Nevruz Kadın Mektebi yanında defterdar Şemseddin Çelebi türbesi karşısında damadı ile beraber kerimesinin konağının bahçesine defnedilmişlerdir. İbrahim Paşa vefatında yaşı yetmişe yaklaşmıştı.

 

http://vefa.erolkara.net/

yazışma ve iletişim



Önemli not : Lütfen Vefa semti ile ilgili elinizde doküman , resim, anı varsa 
  
Sitemizi tüm Vefa'lılar adına yapılandıralım. 
Ve bilgi deryası internette bugüne ve geleceğe ışık olalım. İlgilenen herkese teşekkürler...                      

                                                                             Erol KARA "site yöneticisi "