Bir
Tarihin Korunduğu ve Aklın Aydınlanma Sürecinin Tanığı Karikatür ve
Mizah Müzesi
Türkiye’de müzeciliğin tarihi bilindiği gibi 19.YY sonlarında Aya
İrini Kilisesinde kurulan İstanbul Arkeoloji Müzesinin başına
getirilen ve kendisi de ünlü bir ressam olan Osman Hamdi
Bey’in gayretleri ile başlamıştır. (1881)(1)
Tarihin garip cilvesi mi demeli, Türkiye’de karikatürün tarihi de 19.
YY ikinci yarısından sonra veya sonlarında başlar.
Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yayınlanmış ilk karikatür
olarak, Ermeni harfli Türkçe Manzume-i Efkar (1866-1896) gazetesin
sahibi ve başyazarı, milletvekili Garabet Panasyon’ı uzun kulaklar
ile gösteren ve 1870 yılında Diyojen Dergisinde
yayınlanan karikatür kabul edilirdi.(2)

İlk
karikatür portredir ve derginin Başyazarı Garabet Panosyan’ı
karikatürize etmektedir
(Kaynak: Karikatür ve Mizah Müzesi – Eser örneği
Karikatür ve Mizah Müzesi sürekli sergi broşüründen alınmıştır.)
Turgut Çeviker’in verdiği bilgiye göre, bizde ilk karikatürler,
Arif Arifaki adında bir yayıncının 1867'de çıkartmaya başladığı
İstanbul adlı bir dergide yayınlandı.(7a,b)
Hıfzı Topuz 1856 yılında yayına başlayan Meğu adlı dergide
Semizyan, Harutyan Hekimyan, Delemak Ekserciyan gibi karikatürcülerin
çalıştığı bilgisini vermektedir.(3)
Meğu dergisinin 1860 yılında yayınlanan bir sayısında, Hekimyan
imzası ile yayınlanan bir karikatür.(7b)
Yine Türk yayın hayatında bilinen ilk karikatür örneklerinin 12
Kasım 1870 yılında Tedor Kasap tarafından yayınlanmaya başlayan
Diyojen dergisinde verildiği bilinmektedir.(4)
1870 yılında haftada üç gün yolarak yayınlanmaya başlayan Diyojen
dergisi yayın yaşamını 1872 yılına kadar sürdürmüş ve 183 sayı
çıkmıştır.(5) Diyojen dergisinde aralıklı ve
sürekli olarak bir çok karikatürler yayınlanır, ne var ki bu
karikatürleri kimin veya kimlerin çizdiği bilinmemektedir.(6)

Peki imparatorluğun Türk tebasından ilk kez karikatür çizen kimdi? Ya
da ilk Türk Karikatürcü kimdir? Bu sorunun yanıtı ise şöyle : Ali Fuad
Bey.

1869’da Basiret
gazetesinde muhabir olarak başladı. 1874’te yayınlanan Letaif-i
Asar’da “derginin ressamı” olarak yer aldı. Kahkaha ve özellikle
Çaylak dergisine katkı sağladı. Mizahın yasaklandığı dönemde yurt
dışına gitti, Jön Türkler’e katıldı. 1908’de İkinci Meşrutiyet’in
ilanı ile geri döndü. Turgut Çeviker Ali Fuad Bey için “İlk Türk
Karikatürcü” tabirini kullanır.
(7)
Teodor Kasab’ın yayıcılığını yaptığı, Hayal Dergisi’inde
(08.02.1876 tarihli 319.nüshası) yayınlanan Nişan Berberyan tarafından
çizilmiş(8) bir karikatür hem derginin
kapatılmasına hem de Teodor Kasab’ın üç yıl hapse girmesine yol açar.(9)
Kaynak: Karikatür ve Mizah Müzesi Arşivi-Eser
örneği Karikatür ve Mizah Müzesi sürekli sergi broşüründen alınmıştır.
Türkiye’de “karikatürün” bir sanat dalı olarak 1908
Meşrutiyetiyle başladığına ilişkin görüşler de vardır. Bu tezi
savunanlara göre; “ilk günlerde çıkan mizah gazetelerinin
resimlerinde sanattan eser yoktur. Fakat biraz sonra köşe bucaktan
fırlayacak olan sanatkarlar (...) her gün biraz daha olgunlaşıp, amaca
yaklaşacaklardır. Bu sanatkarların başında tarih sırasıyla
Celal Esat, Celil, Ton ve
hemen biraz sonra da Cem (Cemil) gelir.

Cem'in bu portresi Ressam İzzet Ziya
Bey tarafından çizilmiş olup, altında "Gülme komşuna, gelir
başına!" deyimi bulunmaktadır.(7f)
Cemil Cem (1882-09.04.1950)
İstanbul'da
doğdu. Vefa Lisesi ve Hukuk Mektebi mezunu. Dışişlerinde çalıştı.
Fransa'da görev yaptığı süre içinde Fransız karikatürünü izledi ve o
dönemin çağdaş karikatürünü öğrendi. İkinci Meşrutiyet'in ilanı ile
yurda döndü, dışişlerindeki görevinden istifa etti ve Kalem dergisinde
çizmeye başladı (1908-1910). 1910 da Cem dergisini kurdu. Cem Dergisi
1928 yılında çizdiği bir karikatür nedeniyle kapatıldı. Bundan sonra
Cem karikatür çizmedi.(7d) .Semih
Balcıoğlu'nun verdiği bilgiye göre dönemin CHP yönetimi kendisine
karikatür çizmemesini tavsiye etti.(7e,f) Siyasi
karikatürü gerek estetik gerekse içerik yönünden yetkin bir şekilde
çizdi. Siyasetçilerin portre karikatürlerinde bütün zamanlara örnek
olacak düzeyde başarılı çizimler yaptı.
Cem, sanat ifade ve anlam bakımından gerçekten üstündür, uzun yıllar
mizah alemimizin yıldızı olur.
O zamanların en önemli mizah halk gazetesi olan Karagöz
ise Baha Bey’in resimleri ile kuvvetlenir. Bu dönem
başlangıcından beş on sene sonraki yeniler içinde Diken
dergisi, sahibi Sedat Simavi, Münif Fehim,
Ramiz, Rıfkı, Togo,
ve Ratip Tahir (Burak) ünlüdürler. 1920’den ve esaslı
olarak 1926’dan sonra mizah dünyamızın en belirgin çizgi ve espri
üstadı ise Cemal Nadir’dir”(10)
Ancak, önemli olan İmparatorluğun başkentinde karikatürlerin çizilmeye
başlaması, bunların yayınlanması ve toplumsal etki yaratmasıdır.
Öncekileri, kendilerini izleyenleri dürtülemiş, izleyenler veya
ardıllarda öncüllerini geçmişlerdir. Bu doğal kabul edilmesi gereken
bir gelişme sürecidir.
Ülkemizde karikatürün tarihi ile müzeciliğin tarihinin kesiştiğini bir
kez daha vurguladıktan sonra şu bilgiyi dikkati çekmekte yarar var.
Cumhuriyet ilan edildiği sırada Türkiye'de yalnızca "Asar-ı Atika
Müzesi" adıyla anılan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Aya İrini'de
kurulmuş olan Askeri Müze, Süleymaniye Külliyesi'nin imaretinde
yeralan Evkaf-ı İslamiye Müzesi ile Anadolu'nun birkaç büyük kentinde
açılmış Müze-i Hümayun şubeleri bulunmaktaydı.(11)
Görüldüğü gibi müzecilik çok gelişmiş olmadığı gibi,
kamu bütçelerinden tarih ve kültür miraslarının korunmasına ayrılan
pay da tatminkar değildir. Bu müzesizlik(!) ortamı içinde yeni bir
sanat dalı olan, geleceği belirsiz ve siyaset dışında da kalamayan,
karikatür sanatı için müze açmayı kimsenin düşünmemesi olağan
karşılanabilir.
Geleneksel mizaha ilişkin bilgi ve belgelerin de yeterince korunup
saklanamadığı 19 ve 20. YY dan sonra bunların derlenip, saklanmaya ve
korunmaya çalışıldığı da başka bir gerçektir. Geleneksel mizahımızın
köklerinde Meddah, Mukallit, Gölge Oyunu (Karagöz), Orta Oyunu, Köy
Seyirlik Oyunları, maniler, aşıkların atışmaları,taşlamalar ve hiç
şüphesiz Nasreddin Hoca vardır. Bu zengin mizah kaynakları doğal
olarak Türk karikatürcüsünü de yönlendirmiş ve beslemiştir.
Karikatür ve Mizah Müzesi gereksinimi ilk kez 1970’li yıllarda ortaya
çıkmıştır.(19) 1870’lerde
başlayan karikatür serüveni toplumsal yaşamın, demokratik gelişim
sürecinin adeta aynası olmuştur. Karikatürün toplumsal yaşama bakış
açısı eleştireldir. En önemli özelliği de görselliğidir. Siyaset ve
toplumsal ilişkilerin mizah yoluyla anlatılması ve aktarılması doğuda
ve özellikle mirasçısı olduğumuz Osmanlı geleneğinin yabancısı olduğu
bir durum değildir. Özellikle meddah hikayeleri, gölge oyunları
(Karagöz) bu bakımdan önemli bir referans noktası oluşturmaktadır.
Ancak karikatürün toplumsal eleştiriye sağladığı katkı, eleştiriyi
doğrudan doğruya çekinmeksizin ve çizgiyle yapması, yayın yoluyla daha
büyük bir kitleye ulaşma olanağının bulunmasıdır.
Karikatür Müzesi
fikrinin oluşması ve bu fikrin hayata geçmesi ile karikatürcülerin bir
dernek çatısı altında toplanması arasında çok sıkı bir bağ vardır.
Adeta müze ve karikatürcüler iç içe geçmiştir.
Karikatür Müzesi fikrinin akıllara düştüğü 1970’li yıllarda bu
coğrafyada çizilip yayınlanan ilk karikatürün üzerinden 100 yıl
geçmiştir. 100 yıl önemli bir süredir. Ortalama insanın ömründen
fazladır. İlk karikatürleri yayınlayan çizerler, Cemil Cem, Cem,
Teodor Kasab, Nişanyan ve çağdaşları çoktan aramızdan ayrılmıştır.
Mizah dergileri ve yayınların çoğu ya yeniden kağıt olmanın yolunu
tutmuş, ya da özel koleksiyonlarda gözlerden uzak saklanmıştır.
Ülkemizde 100 yıllık geçmişi olan karikatür sanatının ilk örneklerinin
orijinallerini bulmak da çok zordur artık. 1969 yılında kurulan
Karikatürcüler Derneği’nin kurucuları (başta Ferit Öngören, Turhan
Selçuk, Semih Balcıoğlu) bu eksikliğin farkında olan aydın ve zengin
düşünceli sanatçılardır.(12) Geçmiş dönem
eserlerine sahip çıkmak, bu eserleri bir arşivde saklamak ve
sergilemek zaten derneğin amaçları arasındadır.
100 yıl içinde karikatür Türkiye’de ve dünyada çok yol almıştır. İlk
çizerler Cemal Nadir ve Ramiz gibi usta çizerler tarafından aşılmış,
karikatüre yeni bir ruh ve desen zevki gelmiştir.

Ramiz Gökçe'nin büstü müzede muhafaza edilmektedir.
Cemal Nadir portresi Cemal Nadir 100 Yaşında (Karikatürcüler Derneği
Yayınları, Hazırlayan Mustafa Bilgin) adlı kitaptan alınmıştır.
Resim deseninin resmiyetinden ve ürkek abartma denemelerinden
uzaklaşma ve çizgide abartma bu sanatçılar tarafından çok başarılı
olarak uygulanmıştır. Adeta Türk karikatüründe Cemal Nadir ve Ramiz
klasik ve öncü sanatçılar olmuşlardır. Cemal Nadir karikatür
çizimi ve karikatür felsefesi üzerine de düşünen ve genç çizerlere bu
fikirlerini aktarmaktan çekinmeyen, onların yetişmesine katkı sağlayan
bir sanatçıdır.Hatta
“tek tek dersler bile vermiştir”.(13.a,b) Keza
Ramiz de karikatür sanatı üzerine düşünen ve konferanslar veren, yazan
bir sanatçı idi.(20) Türk
karikatürünün önemli dönemeçlerinden olan bu iki sanatçımızın
ardılları ise Türk karikatüründe çığır açan, kendi çizgilerini
oluşturan, geleneksel mizahın köklerini evrensel mizah ve çizgi
anlayışıyla bağdaştıran kendilerini özgün sanatçı kimlikleri ile bütün
dünyaya kabul ettiren genç, yeni sanatçılar kuşağıdır. Sonradan 1950
Kuşağı olarak anılacak olan bu dönem sanatçıları, karikatürü dünya
örneklerini de dikkate alarak kuramsal düzeyde de tartışan ve arayış
içine giren sanatçılardır.
İkinci dünya savaşı yılları ile başlayıp 1950’ye kadar uzanan eser
veren Ratip Tahir, Kozmo Togo, Salih Erimez, Nemci Rıza, Orhan Ural
gibi sanatçıların yanı sıra Şadi Dinnçağ, Semih Balcıoğlu, Turhan
Selçuk, Nehar Tüblek, Mim Uykusuz gibi yeni çizerler dergi ve gazete
sayfalarında yer alıyordu. (13 b) Özellikle
Sabahattin Ali, Aziz Nesin adları ile bütünleşen Makro Paşa mizah
dergisinde çizen Mim Uykusuz da siyasi karikatüre yarattığı etki ve
içerik açısından önemli bir sanatçıdır.(13 b, 21)
“Bu dönemde;1949-50 öncesinde Nuri Saran ve Eflatun Nuri Erkoç’un
karikatürleri ilk denemelerdir. Nehar Tüblek’in de eski konuların
imkanları içinde çizgiye bir sadelik getirdiği görülür. 1948-49
yıllarında Ali Ulvi Ersoy ve Atlan Erbulak ile yenileşme hareketi
başlıyor. Atlan Erbulak’ın yaptığı “şekil”de kalan yenilikler, Ali
Ulvi’nin hem şekil, hem konu yenilikleri, yeni anlayışın ilk
örnekleri oluyor.
Daha sonra, Turhan Selçuk’un yaptığı şekil ve konu yeniliği Türk
karikatüründe çok önemli bir merhale olmuştur”.(14)
Bu dönemin diğer önemli isimleri Semih Balcıoğlu, Nihat Bali,
Sinan Bıçakçıoğlu, Yalçın Çetin, Şadi Dinçağ, Ferruh Doğan, Orhan
Doğu, Selma Emiroğlu, Orhan Enez, Mustafa Eremektar (MISTIK), Bedri
Koraman, Suat Yalaz; Oğuz Aral, Nurettin Atalay, Atilla Bayraktar,
sayılabilir.
Necmi Rıza Ayça bu süreçteki sanatçılardan çok önce çizmeye başlamış
bir sanatçı olmakla beraber, klasik anlayışın son ve rafine bir
temsilcisi kabul edilebilir. Uzun yıllar sağlam deseni ile mizah
dergilerinin vazgeçilmez kapak çizeri olmuştur. Keza, Mim Uykusuz da
bu dönem sanatçıları ile birlikte çizmeyi sürdürmüştür. 50
Kuşağı’nın “çizgi ile mizah yapma” anlayışını benimseyen ve
özgün çizgileri ile günümüze değin eser veren sanatçılar arasında
Yurdagün Göker, Güngör Kabakçıoğlu, Tonguç
Yaşar, Burhan Solukçu, Cafer Zorlu, Zeki Beyner,
Erdoğan Bozok, Tekin Aral, Tan Oral, Halim Büyükbulut,
Erdoğan Başol, İbrahim Ersaraç, Orhan
Özdemir, Salim Tuncer, Niyazi yoltaş sayılabilir.
1960’lı yıllarda
Orhan Önal, Raşit Yakalı, Özcan Yaltı, Ali Galip
Altunçul, Ruhi Görüney, Nezih Danyal, İsmail Biret, Tümer Argın,
Halit Şekerci, Metin Şanlı, Meray Ülgen, Veysel Donbaz ve
1970 sonrasından günümüze kadar
uzanan dönemde ise Selçuk Demirel, Haslet Soyöz, Ercan Akyol,
Mesut Yavuz, İsmail Gülgeç, Meral Simer, Atila Özer, İbrahim
Tapa, Sema Ündeğer, Kamil Masaracı, Sarkis Paçacı, Ohannes Şaşkal,
Bülent Arabacıoğlu, Şevket Yalaz, Salih Memecan, Metin Peker, Musa
Kart, Semih Poroy, Gürbüz D. Ekşioğlu, Behiç Ak, Necati Abacı, Sait
Munzur, Canol Kocagöz, Hicabi Demirci, Ergül Aktaş, Hakan Sümer,
Sunder Erdoğan Kamil Masaracı, Mustafa Bilgin, Aziz Yavuzdoğan,
Erdoğan Karayel, Oğuz Gürel, Vahit Akça, Muammer Olcay sayılabilir.
1970’li yıllarda Oğuz Aral ve kardeşi Tekin Aral geleneksel
mizah öğelerini daha ağırlıklı olarak kullanan bir anlayışla
yapıtlar vermiştir. “GIRGIR” ve kardeş yayın FIRT mizah
dergilerinde kendini bulan bu anlayış 1970’li yılların ortalarından
başlayarak günümüze değin etkisini sürdürmüştür. “GIRGIR Etkili
Süreçte” bu anlayışı benimseyerek eser veren ve takip eden yıllarda
Leman, Limon, HIBIR, H.B.R Maymun, L Manyak, Penguen gibi dergilerde
eserlerini yayınlayan sanatçılar arasında Engin Ergönültaş,Hasan
Kaçan, Behiç Pek, Latif Demirci, Cihan Demirci, Can Barslan, Mehmet
Çağçağ, Tuncay Akgün, Serhat Gürpınar, Yavuz Taran, İrfan Sayar,
Metin Üstündağ, Erdil Yaşaroğlu, Doğan Güneş, Derya Sayın, Uğur
Durak, Cengiz Üstün, Özden Öğrük, Ramize Erer, Gülay Batur, Piyale
Madra, Gülay Batur, Tucer Erdem, Soner Günday, Murat Kürüz, , Kemal
Gökhan Gürse, Necdet Şen, Suat Gönülay, İlban Ertem, Galip Tekin,
Yiğit Özgür isimlerini sayabiliriz. (22)
Bu kısa özetten sonra yine müzenin açılışı ile ilgili konumuza
dönelim. Türk karikatürü 1970’li yıllarda 100 yaşında ve
evrensel karikatür anlayışını yakalamış, başarısı dünyaca
kabullenilmiş bir konumdadır. Karikatürcüler,
derneklerini kurmuşlar, kurumlaşma yolunda önemli bir aşamayı
tamamlamışlardır. Ancak kurumlaşmanın süreçlerinden biri de;
geçmiş döneme sahip çıkılması ile Türkiye’de karikatürün geçirdiği
aşamaları düzgün, bilimsel ve evrensel ölçülerde kabul görmüş bir
sistematik içinde derlemek, yayınları toplamak, özgün yapıtların
kaybolmasını engellemek, sanatçıların yapıtlarını ve hatıralarını
gelecek kuşaklara bir tarih ve müzecilik bilinciyle aktarmaktır.
Bu hem kurumlaşmanın gereği hem de gelecek kuşaklara karşı
yapılması zorunlu önemli bir ödevdir. Fakat bu nasıl yapılacaktır?
Mali kaynak yoktur. Devlet imkanları ile bir karikatür müzesi
oluşturmak ise siyaset ile iç içe yaşayan sanatçılar için
zorluklar içermektedir. Aradan dört yıl geçer. Ancak müze kurma
düşüncesi hiçbir zaman unutulmaz. Bu müzenin kuruluşu için yerel
yönetimlerin imkanları araştırılır. Ferit Öngören bu konuda
görevlendirilir. 1975 yılında Ahmet İsvan İstanbul Belediye
Başkanı seçilince, karikatürcüler bu önemli girişim için
Belediye’ye başvururlar. Böylece Karikatür ve Mizah Müzesi ile
ilgili çalışmalar başlar.(15)

İlk akla gelen yer Gülhane Parkı ve Darphane
Binaları'nın bulunduğu yerdir. Hatta burada bir tören de
düzenlenir.


Daha sonra 1975 yılında Tepebaşı’nda yanmış olan eski tiyatro
binasının yeri uygun görülür. Burada bir sergi salonu, idare
odası, arşiv odası ve tuvaletten ibaret tek katlı basit, fakat
kullanışlı, mütevazı bina inşa edilir.(23)
Böylece, Karikatür ve Mizah Müzesi Türkiye’de ilk
karikatürün yayınladığı tarihten 105 yıl sonra ve ilk müzecilik
çalışmalarının başlamasından da 94 yıl sonra kurulmuş olur.
KARİKATÜR MÜZESİ
1975 yılında,
KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİ'nin
girişimleri ile İstanbul Belediyesi tarafından Tepebaşı'nda
açıldı.
Ancak
buradaki çalışmalar 12.Eylül.1980 tarihinden sonra durdurulur.
Yani Nişanyan’ın Hayal dergisine çizdiği karikatür yüzünden mizah
dergisi kapatılmış, bu olaydan 110 yıl sonra da bu kez Karikatür
Ve Mizah Müzesi kapatılmıştır. Başka bir açıdan bakarsak,
Karikatür ve Mizah Müzesi kuruluşundan 5 yıl, Türkiye’nin modern
müzecilik anlayışını geliştirmeye başlamasından 99 yıl sonra
kapatılmıştır. Her halde Osman Hamdi Bey’in kemikleri sızlamıştır.
Belediye Başkanı Abdullah Tırtıl Paşadır (Emekli Korgeneral).
İstanbul Belediyesi bu mekana bir fuar merkezi yapmak
istemektedir. Şehir Tiyatrosu yönetimi ise yeni bir tiyatro
binası. Orası artık İstanbul’un bir hatırasının canlandığı kültür
alanı değil bir arsadır ve arsaya fuar merkezi yapılır. İş mizahi
olduğu kadar üzücüdür de. Yani IV. Murat devrinin hicivleri ile
ünlü Şairi Nefi’nin başına gelen aradan geçen yüzlerce yıl sonra
Karikatür Müzesinin başına gelmiştir. “Nef’i diliyle uğradı hakkın
belasına/ Gökten nazire indi siham-ı kazasına” diyen zihniyet,
Karikatür ve Mizah Müzesi’nin kapısına kilidi asmıştır. Müzenin
kuruluşuna öncülük eden ve karikatür müzeciliğinin gelişmesine
katkı ve destek sağlayan Karikatürcüler Derneği de o dönemin
koşulları doğrultusunda kapatılmıştır. Raşit Yakalı’nın
anlattığına göre müzedeki eserler, kitaplar, demirbaşlar alınır.
Turhan Selçuk’un temin ettiği bir kamyona yüklenir ve sanatçı Sema
Ündeğer’in atölyesinde saklanır. Müze heyecanı ya da serüveni
ancak 5 yıl sürmüştür.
Aradan 5 yıl daha geçer. 1985 yılında karikatürcüler derneklerini
yeniden kurarlar.(16)
Türkiye’de Siyaset yeniden şekillenmeye başlamıştır.
Karikatürcüler ise müzelerini istemektedirler. Konuyu sürekli
gündemlerinde tutarlar. Müzelerini yeniden açmak için umutlarını
ve sabırlarını yitirmezler. 1988 yılına gelindiğinde bu çabalar
daha da hızlanır. (17) Karikatürcüler
Derneğinin girişimleri ve o dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı olan Bedrettin Dalan’ın konuya olumlu bakması üzerine
yeniden yer aranmaya başlanır. 1945 Yılından sonra İstanbul
Belediye Müzesi olarak kullanılan Gazanfer Ağa Medresesi, Belediye
Müzesi Yıldız Sarayına taşındığından Karikatür Ve Mizah Müzesi
olarak tahsis edilir. (18)
Karikatür Ve Mizah Müzesi 1988 yılında yeni yerine taşınır.
Taşınma sonrasında medrese ve eklentileri yeniden onarılmış, bazı
bölümleri aslına uygun şekilde İstanbul Büyük Şehir Belediyesi
tarafından restore edilmiştir. Müze 1988 yılında yeniden faaliyete
geçer. Resmi açılış ise 27.Şubat.1989 tarihinde yapılır.

Karikatür Ve Mizah Müzesi sosyal ve siyasal tarihimize, olayları
mizah ve çizgi perspektifi ile yorumlayan sanatçıların gözüyle
bakışı, bu bakışın en açık belgeleri niteliğinde olan bir kültür
birikimini yok olmaktan kurtarmakta, korumakta ve arşivlemektedir.
Müzecilik işlevinin yanı sıra, bu belge ve bilgileri çeşitli
etkinliklerle günümüze yansıtmaktadır. Ayrıca, diğer ülkelerdeki
benzer kuruluşlarla iletişim kurulmakta Karikatür ve Mizah
Müzesi’nde, dünya karikatür sanatının ünlü isimleri kişisel ya da
karma sergilerle sanatseverlere ve halkımıza
tanıtılmaktadır.Karikatür Ve Mizah Müzesi’nde ayrıca aramızdan
ayrılan sanatçıların kişisel eşyaları da sergilenmektedir.
Sergi salonlarında,
iki sürekli sergi vardır.
Birincisi, Türk karikatür tarihini ve gelişimini yansıtan
eserlerden oluşuyor.
İkincisi ise dünya sanatçılarının Nasrettin Hoca yorumlarından
oluşuyor.


Yorumlar Hasan Fazlıç ( Yugoslavya ) ve
Sinchinov Evg (Rusya) tarafından hazırlanmıştır.
Sergi salonlarında “seramik veya heykel
karikatür” örnekleri özgün eserlerle sergilenmektedir.
Ayrıca aylık periyotlarla değişken sergiler planlanmaktadır.

Mete Göktürk'ün çalışmalarından örnekler.

Müzede konferans, panel,küçük konserler, video gösterileri
yapılmaktadır. Zenginleşen Mizah Kitaplığı ve arşivi
araştırmacıların hizmetine sunulmaktadır.

Kitaplık ve Okuma Salonu.
Yine dileyen herkesin bir uzman gözetiminde çalışabildiği
Özgünbaskı Atölyesi de müzenin sunduğu olanaklar arasındadır.


Karikatür ve Mizah Müzesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mali
ve Karikatürcüler Derneği’nin teknik desteği ile yönetilmektedir.

Karikatür Müzesi'nin yönetimi Karikatürist Erdoğan Bozok
tarafından yürütülmektedir.
Karikatür ve Mizah Müzesi,
Pazar ve Pazartesi dışında haftanın tüm günleri 10.00-17.00 saatleri
arasında ziyaret edilebilir.
İletişim:
Atatürk Bulvarı Kovacılar Sok.No:12,
34260 Fatih / İSTANBUL
Tel: 0212 521 12 64
Müzede
ayrıca aramızdan ayrılan sanatçıların kişisel eşyaları da
sergilenmektedir.

Ali Ulvi'nin çizimlerinde kullandığı malzemeleri ve kişisel
eşyaları.

Altan Erbulak'ın bazı kişisel eşyaları.

Ferruh Doğan'ın kişsel eşyaları.

Nehar Tüblek'in İtalyan sanatçı Gabellini tarafından yapılmış minik
heykeli.

MISTIK'ın (Mustafa Eremektar) kişisel eşyaları ve çizim malzemeleri.

Kurucularımızdan Semih Balcıoğlu'nun çizim için kullandığı malzemeleri
ve daktilosu.

Zeki Beyner yalnız ve romantik yaşadı. Öldüğünde sadece sigarası,
nüfus kağıdı ve çizim için kullandığı gereçleri kalmıştı bu dünyada.
Hazırlayan : Akdağ Saydut
Revizyon Tarihi ve No : 04.01.2009 - 12
1. Yayın Tarihi: 09.10.2006
Kaynaklar:
1.Meydan
Larousse, Meydan Yayınevi,.1988, Cilt:5, s.572
2.Karikatür Müzesi Yayınları- Türk Karikatürü Sürekli Sergi Broşürü,
Turgut Çeviker, Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü Adam Yayınları,
Birinci Basım, 1986), 50 Yılın Türk Mizah ve Karikatürü, İş Bankası
Yayınları, 1973, Semih Balcıoğlu, sayfa:5.
3.Hıfza Topuz , Türk Basın Tarihi, Remzi Kitabevi, Birinci Basım,
2003, Sayfa: 74
4.Bizde Çizdik, Karikatürcüler Derneği Yayını, 1973, Karaca Ofset
Basımevi
5.Meydan Larousse, Meydan Yayınevi, 1988, Cilt:3, Sayfa:770
6.50 Yılın Türk Mizah ve Karikatürü, İş Bankası Yayınları, 1973, Semih
Balcıoğlu, sayfa:5
7.a.Hıfza Topuz , Türk Basın Tarihi, Remzi Kitabevi,
Birinci Basım, 2003, Sayfa: 404; b.Turgut
Çeviker, Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü I, Adam Yayınları, Birinci
Basım, Eylül 1986, Sayfa-20-21;Orhan Koloğlu, c.Türkiye
Karikatür Tarihi, Bilişim Yayınevi, Eylül 2005, Sayfa:26. d.
Hıfzı Topuz, Başlangıcından Bugüne Dünya Karikatür Tarihi, İnkılap
Kitabevi, 1. Baskı, Temmuz 1997, Sayfa-219. e.
Cumhuriyet Döneminde Cem Neden Çizmedi?, Makale, Semih Balcıoğlu,
Tarih Ve Toplum Dergisi, Sayı 39, Mart1987, sayfa 8.
f. F. Kandemir ile yaptığı söyleşide de karikatürü
bırakma sebebi Semih Balcıoğlu'nun naklettiği biçimde aktarılıyor. Bu
söyleşinin tam metni Hilmi Yücebaş'ın Karikatür Üstadlarımız Cem ve
Ramiz adlı kitabı (1959, A.Halit Yaşaoroğlu Kitapçılık) ile Turgut
Çeviker'in Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü adlı araştırmasında
bulunmaktadır.
8.Turgut Çeviker, Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü Adam Yayınları,
Birinci Basım, 1986)
9.Hıfza Topuz , Türk Basın Tarihi, Remzi Kitabevi, Birinci Basım,
2003, Sayfa: 404.
10.Dünkü Mizahımızdan Yazı Ve Çizgiler, Hürriyet Yayınları, Yedi Gün
Matbaası-İstanbul, Yıl ve yazar bilinmiyor.
11.Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü web (http://www.byegm.gov.tr/)
sayfasının müzeler bölümünden alınmıştır.
12.Karikatürcüler Derneği’nin kuruluşu 1969 yılı Yönetim Kurulu
Üyeleri:
Semih Balcıoğlu
(Başkan), Turhan Selçuk, Mustafa Uykusuz, Ferit Öngören, Ferruh Doğan
– Karikatürcüler Derneği Arşivi.)
13.Cemal Nadir Yüz Yaşında, Karikatürcüler DERNEĞİ Yayınları, Yayına
Hazırlayan: Cihan Demirci, 2002- Birinci Basım, Sayfa:17-23.
14. Tef ve Dünya Karikatürleri Albümü, Çağlayan Yayınevi, 1955,
Sayfa:12)
15.1975 Yılındaki Karikatürcüler Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri:
Turhan Selçuk (Başkan), Tan Oral, Polat Nahabaş, Ferit Öngören, Raşit
Yakalı Kaynak: Dernek Arşivi.
16.1985 Yılındaki Karikatürcüler derneği Yönetim Kurulu Üyeleri: Semih
Poroy (Başkan), Kamil Masaracı, Raşit Yakalı, Fethi Develioğlu,
İbrahim Tapa. Kaynak Dernek Arşivi).
17.
1988 Yılında Karikatürcüler Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri :
İsmail Gülgeç (Başkan), Metin Gürel, Orhan Doğu, Erdoğan Bozok, Ferit
Avcı. Kaynak: Dernek Arşivi.
18. Gazanfer Ağa Medresesi : Kapıağası Gazanfer Ağa (darüssade
ağalarından) 1602/03 tarihinde ölmüştür. Gazanfer Ağa Medresesi 16. YY
da inşa edilmiş, inşa edildikten sonra çeşitli yangınlar geçirmiş ve
onarılmıştır. 1944/45 yılındaki onarımdan sonra Belediye Müzesi olarak
kullanılmıştır. Daha sonra Belediye Müzesi Yıldız Sarayının içine
taşınmış, boş kalan mekan Karikatür ve Mizah Müzesine tahsis
edilmiştir. Gazanfer Ağa Medresesinin en önemli özelliği bir külliye
olmamasıdır. Mimarının Davut Ağa olduğu tahmin edilmektedir.(Anabritanica)
19.Karikatür Müzesi’nin ilk kez ne zaman konuşulduğu konusunda açık
bir belge yoktur. Ancak konuştuğumuz karikatürcülerden aldığımız
izlenim önceki yıllarda da dernek kurulması veya müze kurulması gibi
düşüncelerin karikatürcüler arasında konuşulduğudur. Ferit Öngören’in
ifadesi ile “Bu bir çaydanlıkta suyun
fokurdayıp, çayın demlenmesi gibi bir süreçtir”. Bu dönemde önemli bir
dergi olan Akbaba da karikatürcüler toplanıp bu gibi konuları
konuşurlar. Güngör Kabakçıoğlu o dönemde örgütlenme veya kurumsal
birliktelik için 1953’teki bir fotoğrafa bakarken “Hep bir
aradaydık, birlikte gezerdik, ama çocuk ya da gençtik. Dernek kurma
işi zamanla ortaya çıktı”.açıklamasını yapmıştı. Yurdagün Göker ise
1957 veya 1958’de Akbaba dergisinde bu konuların konuşulduğunu
yineliyor, Selma Emiroğlu, Ferruh Doğan, Yalçın Çetin, Tonguç Yaşar,
Ferit Öngören ile dernek ve müze kurma konularını konuştuklarını ifade
ediyor.
20.a.Anabritinica, 9.Cilt,
b.Karikatür Üstatlarımız Cem ve Ramiz, Hilmi Yücebaş,1959,Nuri
Dizerkonca Matbaası.
c. Ramiz Karikatür Albümü, 1984, Milliyet Yayınları,
d. Meydan Lauruss, Cilt 5, s:262
e. Türk Mizahının Öncüleri, Milliyet Yayınları
21.Marko Paşa Gerçeği, Mehmet Saydur,2001, Çınar Yayınları.
22. a.Kimler Geldi Kimler Çizdi, Erdoğan Bozok, 2005
b. 7d AGE.
c. 13b AGE
d. Anılan dönemlere ait mizah dergilerinden ve çeşitli yayınlardan
yapılan isim taramaları (A.Saydut). Ayrıca dönemsel olarak bir isim
listesi hazırlanmaktadır. Tamamlandığında web sayfamızda
yayınlayacağız.
23. 1975 yılında kurulan veTepebaşı'nda faaliyete geçen ilk Karikatür
Müzesi'nin fotoğrafları Akdağ Saydut'un arşivinden, Gülhane
Parkı'ndaki tören fotoğrafı Raşit Yakalı arşivinden alınmıştır.
KAYNAK : http://www.mizahvecizgi.com/ |